bütün hedefleriniz kendiniz için...

Makaleler Hedef Psikolojik Danışmanlık ve Eğitim Merkezi uzmanları tarafından bilgilendirme amaçlı hazırlanmıştır. Farklı makalelere basında biz bölümünden ulaşabilirsiniz.

 

Okul öncesi dönemde cinsel gelişim

  Bebekler belirli bir cinsel kimliğe eğilimli olarak dünyaya gelirler. İnsanlarda cinsel kimliğin gelişimi çevreden etkilenir. Cinsel kimlik iki yaş sonlanmadan oturur. Bebekler ellerini kullanmayı keşfettikleri an itibariyle, vücudunu tanımak ve sınırlarını keşfetmek amacıyla farklı bölgelere dokunmaya başlarlar. Bu öğrenme merakı sadece kendi bedenine yönelik değil, tüm dış dünyaya da genellenmiştir.

Doğum sonrası dördüncü ay itibari ile, alt değiştirme ve bir yetişkinin bu esnada kendisini temizlemesi ile birlikte bebekler cinsel organlarını fark ederler ve bu dönemlerde cinsel organları ile ilgilenmeye, dokunmaya başlarlar. Bebek tanımadığı
bir vücuda sahiptir.Vücudunu keşfettiğini hissetmesi bebeğe kimlik duygusunu edindirir. Bu farkındalık ayrışma ve bağımsızlaşma sürecine yardımcı olur.

Bebeğin cinsiyet organına dokunmasının sebebi meraktır. Büyük bir merakla cinsiyet organını elleyen çocuğun davranımında yetişkin cinselliğine yakın olarak tanımlanabilecek ya da ‘kötü huy’ olarak nitelendirilebilecek bir durum söz konusu değildir. Anne ve babalar bu gibi durumlarda oyuncak ve değişik materyaller ile ilgiyi başka yöne çekebilirler. Ona bunun kötü bir şey olduğu fikrini vermemek en doğrusudur.

Çocuklar büyürken cinsel merak ve farkındalık da artış göstermektedir. Bu dönemde çocuklar akranları, anne ve babaları sayesinde cinsiyet farklılıklarını algılamaya başlarlar. Dolayısı ile daha öncede belirtildiği üzere, cinsel organın bu dönem içerisinde fark edilmesi olağan bir durumdur.

Okul öncesi çocuklar, yetişkinleri cinsiyet farklıkları ve doğum ile ilgili değişik hallerdeki birçok soruya maruz bırakırlar. Bu yaş çocuklarında sınırlar ve muhakeme becerisi gelişim evresi sebebi ile tam olarak oluşmamıştır. Bu neden ile toplum içinde soru ve eğer mevcut ise cinsellik ile ilgili mastürbatif davranım sergileyebilirler. Tüm bu soru ve kendine dokunma davranışlarının nedeninin öğrenme arzusu ve merak olduğu unutulmamalıdır.

Mastürbasyon psikoseksüel gelişimin evrensel, kaçınılamaz bir yönüdür ve çoğunlukla doğal bir adaptasyon sonucudur. Bilinmektedir ki, bu yaşta normal gelişmenin bir bölümü olan cinsel duygularda az çok uyanmaktadır. Üç, dört ve beş yaşlarındaki çocuklar şefkatten çok hoşlanırlar. Dokunsallık onlar için oldukça önemlidir.

Çocuğunuz mastürbasyon davranımını sergilerken onunla karşı karşıya gelir iseniz, şaşırdığınızı veya kızdığınızı hiç belli etmemelisiniz. Devam eder ise bu gibi durumlarda anne ve/veya babanın başka bir şey oynamasını teklif etmelidir. Ancak çocuk ile hemcins olan ebeveyn, başka bir zamanda ( örneğin oyun oynarken, konuyu çok önemsediğinizi belli etmeden) bu davranımının normal olduğunu, fakat tıpkı tuvalet ihtiyacımızı giderirkenki gibi, sadece kişiye özel olduğunu ve başkalarının önünde yapılmasının uygun olmadığını açıklamalıdır. Yalnız, konuşmakta olduğunuz çocuğunuz yaşını göz önünde bulundurmanızı ve onun zihnini duymaya hazır olmadığı, aşırı ayrıntılı bilgiler ile karıştırmamanızın gerekliliğinin altını çizmek isterim. Özellikle cinsellik ile ilgili konular yaş dönemine uygun sınırlılıkta aktarılmalıdır çocuklara. Bu konuşma sonrasında da sık sık çocuğunuzun ilgisini çekebilecek, onu meşgul edecek aktiviteler bulmaya özen göstermeniz, dönemsel açıdan ‘normal’ olarak tanımladığımız mastürbasyon davranışının takıntılı ve tekrarlayıcı hal almasının engellenmesine destek sağlayacaktır.

Kimi zaman da mastürbasyon davranımı gerginlik, tedirginlik, kaygı gibi duygulanımlar yaşamakta olan, sosyal iletişime geçmekte zorlanan çocuklarda, kendi dünyalarına yönelme; yalıtım ihtiyacından da kaynaklanabilmektedir. Dolayısı ile anne ve babalar bu gibi durumlar ile karşılaştıklarında altında yatabilecek unsurlarını düşünmelidirler.

Özetleyecek olursak, bebeklik itibari ile okul öncesi dönemi de kapsamakta olan yaş aralığında, merak dürtüsü ve öğrenme ihtiyacının sonucu olarak çocukların kendi bedenlerini keşif süreci ile başlayan, sonrasında yetişkin cinselliği ile aynı ihtiyaç, tepki ve yaşatılamayı içermeyen fakat çocuğun haz duygusunu deneyimlemesini sağlayan mastürbasyon davranışı genel olarak hem kız hem de erkek çocuklarında görülmektedir. Anne ve babaların dikkatle üzerinde durmaları gereken konular ise, mastürbasyon davranışının gelişimsel dönem itibari ile keşfedilmişliğinin ardından, davranımın sıklığı, verilen tepkiler, gerçekleştirilen ortamlardır. Anne ve babalar, çocuğun yaş düzeyine uygun, yargılayıcı ve cezalandırıcı olmayan, kabullenici tutumlar sergilemeli, öğretmenlerinden gün içerisindeki gidişat ile ilgili bilgi talep etmelidirler. Davranımın sıklığı, çocuğu fiziksel olarak yoracak ve gerekli sosyal-bilişsel aktivitelerden mahrum bırakacak yoğunlukta ise bir uzman yardımı almak en doğru karar olacaktır.